Blog posts

Turuncu Rota Kapadokya Gezi Rehberi

Turuncu Rota Kapadokya Gezi Rehberi

İç Anadolu, Türkiye'den

Türkiye’nin her yeri her köyü her şehri ayrı güzel ama dünyada eşi benzeri olmayan çoğrafyasıyla Kapadokya’nın yeri çok çok ayrı. 60 milyon yıl önce Erciyes, Hasandağı ve Güllüdağı’ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla bu eşsiz yeryüzü şekilleri oluşmuş. Kapadokya bölgesi, sadece doğa mucizelerini değil aynı zamanda tarihin derin izlerini de barındırıyor. Coğrafi olaylar peri bacalarını oluştururken bu bölgede yaşayan halklar bu peri bacalarını oyarak yaşam alanları, kiliseler ve manastırlar oluşturmuşlar. Bu alanları boyayıp freskler ile süsleyip medeniyetlerinin izlerini günümüze kadar taşımışlar. İşte karşınızda turuncu rota Kapadokya gezi rehberi…

Turuncu Rota Kapadokya

Turuncu rotamıza rengini ise bu yeryüzü şekilleri değil, gündoğumu ve günbatımı zamanında bu eşşiz coğrafyayı boyayan güneş vermektedir. Kapadokyadaki en unutulmaz anlarınızı da zaten gün batımı ve gündoğumu zamanlarında yaşayacağınıza emin olabilirsiniz.

Ne zaman gidilir?

Kapadokya o kadar büyüleci bir yer ki dünyada her mevsim başka güzel olan her gittiğinde tekrar tekrar heyecan uyandıran nadir yerlerdendir. 2 kez gittim, 3. kez acaba ne zaman giderim diye yine heyecanlıyım öyle bir yer yani.

İç Anadolu bölgesinde yer alan güzide yerimizin coğrafya derslerini hatırlayalım kışların gerçekten soğuk, yazların da çok sıcak olduğunu unutmayalım. Kışın karlar altında başka güzel, bahar da çicekler açınca yazın parlak güneşte ayrı güzel. Bu sebeple tercih sadece sizin keyfinize ya da bulduğunuz ucuz uçak biletinin tarihine kalmış.

Yine de yazın güneşte çok fazla dışarda kalmanız gerekeceğinden beyniniz yanabilir aman dikkat. Yazın hariç tüm zamanlarda şömineli odanızda ateşin karşısında romantik romantik sarap içme fırsatınız var, bunu da kaçırmayalım değil mi?

Dikkat edilmesi gereken nokta: balon ile uçmak istiyorsanız ki mutlaka yapın hava tam olarak Mayıs ayının ortasından itibaren uçuş için en uygun şartları oluşturuyor. Bu tarihten sonra uçuşun hava muhalefetinden dolayı ertelenme riski çok çok düşüyor. Kapadokya’ya 2 sefer gittim, 2.sinde de 23 Nisan zamanını tercih etmiştim. Birinde sıkıntısız balona bindim diğerinde ise gökteki hava şartlarından tabiat ana izin vermedi.

O yüzden uzun lafın kısası; Kapadokya gezisi için en iyi dönemler Nisan (sonu)-Mayıs ve Eylül-Ekimdir. Gerisi ise şanstır şans 🙂

Nisan ayında gezmek çok keyifli

Ulaşım

Kapadokya yerli yabancı çok fazla turist tarafından tercih edildiği için ulaşım için farklı alternatifleriniz var. İsterseniz uçakla Kayseri ya da Nevşehir havalimanından isterseniz araba ya da otobüs ile direk Kapadokyaya ulaşabilirsiniz.

Eğer kısa zamanınız var ise örneğin sadece haftasonu için gidecek iseniz o zaman mutlaka uçak ile gitmenizi öneririm. Hele de biletinizi önceden alırsanız benim gibi gidiş dönüş sadece 98 tl’ye uçabilirsiniz. Sevgilileriniz ya da eşleriniz için güzel bir doğum günü evlilik yıl dönümü vb. süprizi olabilir.

Diyelim uçak ile gelmeye karar verdiniz hangi bilet daha ucuz ise o doğrultuda Kayseri ya da Nevşehir’e uçabilirsiniz çünkü Nevşehir havalimanı-Kapadokya arası  50 km ama araba ile yaklaşık 50-55 dakika sürüyor. Kayseri Havalimanı- Kapadokya arası 70 km ama yol çok düzgün olduğundan araba ile yaklaşık 45 dakika sürüyor.

Uçak ile geldiğinizde bölgeyi gezmeniz için mutlaka ve mutlaka araba kiralamanız gerekiyor. Yoksa taksilere bir servet harcayabilirsiniz  ya da otostop çekmeniz gerekiyor:) Toplu taşıma alternatifiniz ne yazık ki yok. Yine araba kiralama işini de önden yapmakta fayda var, zaman yaklaştıkça ücret artıyor.

Kiralama yapmadan önce aklınızda bulunsun. Turkcell gibi iletişim  ya da Miles Smiles gibi havayolu firmalarının sadakat programlarını kontrol etmek lazım, güzel kampanyaları olabiliyor. Ben şirket sebebi ile Turkcell Platinum üyesi olduğumdan sixt kiralama şirketi üzerinden %25 indirimli araba kiralamıştım.

Eğer kısa süreniz yok ise geniş geniş bölgeyi gezecek zamanınız var ise o zaman araba ile gitmenizi öneririm. İstanbuldan geldiğinizi düşünürsek yol yaklaşık 7-8 saat sürüyor. Ankara’ya kadar otoban çok rahat, Ankaradan sonra ise 2 alternatifiniz var:

  • Kırşehir üzerinden giderseniz yolda Hacıbektaşı Veli Türbesine uğrayabilirsiniz. Yol 30 km daha kısa ve sakin.
  • Aksaray yolu üzerinden  giderseniz ise yolda Tuz Gölü ve Ihlara Vadisi’ne uğrayabilirsiniz.

Kapadokya’ya uçakla gelince kiralık araçla Tuz gölü ve Ihlara vadisine gitmek eminim size zor gelecek ve genelde bizim gibi es geçebilirsiniz ama araba ile giderken  her yer yol üstünde olduğundan öle bir sansınız yok:) Hepsini görmek için giderken Aksaray dönerken Kırşehir üzerinden gidebilirsiniz.

Tuz Gölü
Ihlara Vadisi
Hacı Bektaşi Veli Türbesi

Konaklama

Sanırım otelde kalmaktan en zevk aldığım bölgelerden biri Kapadokya. Sırf o romantik odalarda bir kez daha güne uyanmak için bile insanın tekrar tekrar gidesi geliyor. Her ne kadar genelde ‘’gezmek şahane, otel bahane’’ anlayışında olsam da Kapadokya için bu anlayışımdan uzaklaşıyorum. Tüm gün gezdikten sonra dinleneceğiniz yerin de gezdiğiniz yerler gibi muhteşem olması gerçekten farklı deneyimler yaşatıyor.

Kapadokya bölgesinde otellerin çoğu muhteşem coğrafyayı odalarınızda da hissedin diye mağara/cave konseptinde oluşturulmuş. Taşın farklı şekillerde oyulması ile tasarlanmış duvar işlemeleri, jakuzi, şömine, led ışıklandırmalar ve sunulan yöre şarapları ile ise odalar inanılmaz romantik bir hal almış. Sürekli romantik diyorum, Kapadokya içimdeki aşkı ortaya çıkarıyor demek ki 🙂

Perimasalı Cave Otel

Kapadokya da araba ile her yer birbirine çok yakın olduğundan illa da aşırı turist istilasında olan bu yüzden de fiyatları çok şişen Ürgüp’te kalmak zorunda değilsiniz. Ben gerçek bir mağara deneyimi için Mustafapaşa’da yer alan ‘’Perimasalı Cave Hotel’’ de konakladım, odamıza resmen aşık oldum. Uçhisar güvercinlik vadisi manzaralı otelleri güzel tercih olabilir. ‘’Sultan Cave Suites’’ gibi bazı otellerin çatılarında ise sabah balon uçuşları izlenebiliyor. Sultan Cave Suites,  tüm instagram fenomenlerinin Kapadokya’ya gelince fotoğraf çekindikleri yer. Hangi otel diye merak ettiğiniz yer bu otel yani.  Gün doğumu ve batımı fotoğrafları yakalamak için bu tarz oteller de tercih edilebilir.

Fiyat konusunda serbestseniz Kapadokya’da konaklayabileceğiniz en güzel oteller şu şekilde:

  • Sultan Cave Suites
  • Museum Hotel
  • Sacred House
  • Rox Cappadocia
  • Local Cave House
  • Argos in Cappadocia
Kapadokya

Gezilecek Yerler

Geldik kapadokyadaki gezilecek birbirinden güzel yerlere ama bu gezilerinizi ucuza getirmek için müze kart almanız ya da eşinizden dostunuzdan bulmanız şart.  Öğrenci 20 TL tam 40 TL ‘ye alabileceğiniz müze kartınız ile nerdeyse tüm yerlere bedava giriş yapabiliyorsunuz.

İş bankası Maksimum kredikartının da güzel bir uygulaması var. Her sene 1 ay boyunca kartınızı müze kart olarak kullanabiliyorsunuz. Bunda eşten dostan almak işe yaramıyor 🙂 Müze kart ile girerken kimliğe bakılmıyor ama Maksimum kart ile giriş yaparken kimlik kartınızı göstermeniz şart.

Kapadokya gezisine başlamadan haritayı elinize aldığınızda ne çok görülecek yer var nasıl görülecek bu kadar yer diye düşünebilirsiniz. Göreme, Ürgüp, Mustafapaşa, Zelve, Uçhisar, Ortahisar, Derinkuyu, Kaymaklı, Avanos şeklinde liste genel hatları ile ama gezmeye başladığınızda aslında her yerin birbirine ne kadar yakın olduğunu ve gezmenin de ne kadar kolay olduğunu görünce içiniz rahatlayacaktır.

Kapadokya Gezilecek Yerler

Geziniz sırasında  hava koşulları risk yaratmıyorsa aynı şekilde önce bölgeyi görüp sonra da gezdiğiniz yerleri havadan görmenizi tavsiye ederim. Yukarıdan gördüğünüz bölgeleri tanıdığınızda ya da aaa biz burda dün gezmiştik dediğinizde balon turu sizin için daha da etkiliyici hale gelecektir.



Oraya kadar gitmişim balona binmeden dönmem diyorsan Kapadokya’da balon turu yazısı için tıklayabilirsin.


Öncelikle peri bacası nedir onu açıklayalım. Vadi yamaçlarından inen sel sularının ve rüzgarın, tüflerden oluşan yapıyı aşındırmasıyla “Peri Bacası” adı verilen ilginç oluşumlar ortaya çıkmıştır. Sel sularının dik yamaçlarda kendine yol bulması, sert kayaların çatlamasına ve kopmasına neden olmuştur. İşte bu olağan üstü doğa olayını gözlemleyebileceğiniz yerlere geldi sıra.

İşte karışınızda Kapadokya’da gezilecek yerler listesi:

Göreme Açık Hava Müzesi: Kapadokya’ya ayak basan her insanoğlunun ilk gezmesi gereken en turistik nokta bu açık hava müzesidir. Bu açık hava müzesi içinde barındırdığı hepsi kayalara oyulmuş yaşam alanları, kiliseler, manastırlar, yemek yerleri, depolar ve duvarları süsleyen biribirinden güzel fresklerle dolu bir kompleks. Müze alanı içinde  Aziz Barbara Şapeli, Çarıklı Kilise, Yılanlı Kilise ve Elmalı kilise mutlaka gezilmeli. Ekstra ücret ile girilen Karanlık kilise de görülmeye değer.

Göreme Açık Hava Müzesi

Zelve Açık Hava Müzesi: Göreme açık hava müzesi o kadar meşhur ki resmen Zelve açık hava müzesi onun gölgesinde kalıyor. Tur şirketleri vakit kalırsa bu müzeye getiriyor çünkü burası geniş bir vadi ve gezmek cidden zaman alıyor ama bana kalırsa büyük haksızlık. Kapadokya gezim boyunca en zevk aldığım alan burası oldu. Bölgenin en eski yerleşim yerlerinden biri olan bu vadinin içerisinde dere tepe gezmek çok eğlenceli ama bir o kadar da yorucu. Her yol seni farklı bir alana götürüyor, kiliseler evler keşfediyorsun, insanların yıllarca yaşadığı kayalardan oyulmuş evlerin içerisine giriyorsun sonra bambaşka bir notkadan çıkıyorsun ve karşına çıkan manzara inanılmaz güzel.

Zelve Açık hava Müzesi

Paşabağ Vadisi: 

Kapadokya’daki en güzel  aynı anda en fazla peri bacası görebileceğiniz yer bu vadi.  İnanılmaz kalabalık oluyor, tüm turistler bu vadi’de bir yerlere tırmanıp fotoğraf çektirmek için şekilden şekle giriyor. O yüzden ne kadar erken giderseniz buraya o kadar sizin için iyi olur. Rahat rahat gönlünüzce gezer fotoğraf çekersiniz. Giriş ücreti yok, otopark içinde geniş alan var.

Paşabağ Vadisi

Güvercinlik vadisi: Hanii tüm Kapadokya fotoğraflarında yer alan nazarboncukları ile süslü bir ağaç vardır işte o ağacın baktığı vadi burası. Gerçekten adı da burdan geliyor zaten vadinin üstünde çok fazla güvercin görebilirsiniz hatta onlara yem verip sevebilirsiniz. Kapadokya’nın en güzel manzara noktalarından biri.

Güvercinlik Vadisi-Değişiklik yapıp çömlek süslü ağaç fotoğrafı koyuyum dedim:)

Uçhisar: Güvercinlik vadisinde uzaktan görünen sivri alan yani kalenin olduğu yer aslında Uçhisar. Uçhisar beldesi de dolaşmak solunlanmak için kafeleri dükkanları restore edilmiş evleri ile çok güzel, hatta otel açısından da çok zengin bir bölge çünkü tepe yer aldığı için manzarası çok iyi.  Tabii en önemli turistik özeliliği kalesi. Kaleyi görmek  ve şehrin en tepe noktasından Kapadokya’yı seyretmek  için 200-300 basamak çıkmanız gerekiyor.  Üşenmez, kalenin en tepesine kadar çıkarsanız, Uçhisar, Göreme, vadi, ayaklarınız altında.

Üçgüzeller: En klasik Kapadokya görüntülerinden, 3 adet peri bacası yan yana ve arka fondaki manzara da güzel olunca burası da meşhur olmuş tabii. Araba kiralıp Nevşehir havalimanından gelirsen gelirken ilk göreceğin peribacası da burası çünkü Nevşehir – Ürgüp yolu üzerinde bulunuyor. Yola aracınızı park edip turist yoğunluğu ile birlikte şekilden şekile poz verip devam ediyorsun.

Devrent Vadisi: Buranın tek özelliği aslında deveye benzeyen peribacasını barındırması. Trekking ya da kaya tırmanışı sevenler özellike bu vadi de geziyordu ama ben sadece peribacasını görüp rotama devam etmeyi seçtim, tercih sizin.

Devrent Vadisi

Avanos: Kapadokya’nın çanak çömlek cenneti bu kasaba.  Üstüne de yazın venedik benzeri gondollarla  kazlar ördekler arasında keyif çatabileceğiniz  Kızılırmak’ın kenarına kurulmuş bir nevi sahil kasabası burası.  Irmak kenarında çekirdek çitleyip ırmakta akrobasi hareketleri yapan gençleri izlemek ise ayrı keyif. Gidene kadar orayı hiç ırmak ile eşleştirmemiştim. Gidince ortamın huzuruna bayıldım. Gitmişken çömlek yapımını denemeyi üstüne de çömlek kebabı yemeyi unutmayın.

Mustafapaşa: Kapadokya’nın Rum köyü burası, eskiden bu köyde sadece rumlar yaşarmış adı da sinasos olarak geçermiş. Zaten rum etkisi köyün her noktasında hissediliyor. Bu köyü de mutlaka ziyaret etmelisiniz, mimarisine bayılacağınız evlerin yanı sıra görülecek birçok kilise ve şapel de bulunuyor.  Özellikle meydanda yer alan Kapadokya Meslek Yüksekokulunun  restorasyonu tamamlanmış binasını mutlaka gezmelisiniz. Atatürk tepesi ise Mustafapaşa köyünün manzara seyir noktası.

Kapadokya Meslek Yüksekokulu binasının içi

Yeraltı şehirleri: Kapadokya yeraltı şehirleri açısından tam bir cennet, birçok seçenek mevcut ama en iyileri Derinkuyu ve Kaymaklı. Bu yeraltı şehirleri düşman işgalinden korunmak için insanların inşa ettikleri yapılar olduğu için sadece bir kişinin geçebileceği şekilde çok güvenli yapılmış. Tüm gezilecek alanların biraz dışında yer alıyor ama mutlaka bir tanesini seçip gezmenizi tavsiye ediyorum. Klostrofobiniz varsa tabii önermiyorum. Yanımda girdiği an nefes alamıyorum deyip geri çıkan çok kişi oldu.

Asmalı Konak:  Bu dizi benim için çok özel olduğu için ayrıca başlık açtım. Türkiye’de en severek izlediğim dizilerin başında gelir kendisi. O yüzden dizinin çekildiği konakları da gezmezsem filmi kafamda tekrar canlandırmazsam olmazdı. Diziyi izleyenler bilir Asmalıkonak ilk başladığında farklı bir konakta çekiliyordu sonra yangın çıkmış diğer konağa geçilmişti.  Dizinin ilk sahnelerinin geçtiği konak,  Mustafapaşa’da yer alıyor. Şuan Old Greek House ismi ile restaurant otel hizmeti veriyor. Girip gezmek ücretsiz.  Diğer senelerce çekimlerin yapıldığı konak ise Ürgüp merkezde yer alıyor.  Konak müze haline çevrilmiş 5 tl ücret ile geziliyor. Yanında ise Asmalıkonak’ın şehre yaptığı katkı için bir anıt heykel bulunuyor. Dizinin şehir için önemi gerçekten büyük.

Asmalıkonak

Açık Saray:  Gülşehir’de yer alan bu alanı, zamanınız kaldıysa öneriyorum. Açıkcası biz de havalimanına giderken vaktimiz var diye girdik. Açık Saray Gülşehir’e üç kilometre uzaklıkta, tüf kayalar içine oyulmuş Roma Dönemi mezarlar, IX. ve X. yüzyıla ait kiliseler ile önemli bir piskoposluk merkezi. Gülşehir’in simgesi olan Mantar Kaya, içerisinde infresco’lar bulacağınız St. Jean Kilisesi de bu bölgede.

Açık Saray

Kapadokya’da En İyi Günbatımı ve Gündoğumu Nereden İzlenir?

 Dünyada en güzel  gün batımı ve gün doğumu manzaraları bu bölgede yaşanıyor. Rotamıza turuncu rengi veren gün doğumu ve gün batımı ayrı bir başlığı tabi ki hakediyordu tabii. Gelelim listemize..

Kızıl Vadi: Açıkara benim gün batımı için favorim, Güneşin batışı ile birlikte vadi kızıl renge büründüğü için bu ad verilmiş.  Ürgüp’te yer alan bu vadiye 2 TL ücret ile  giriliyor. İster kendiniz şarabınızı çekirdeğinizi getirin vadi manzarasına karşı çimlere yayılın ya da vadide yer alan tesisten de faydalanabilirsiniz. Oradan da tüm ihtiyaçlarınızı giderebilirsiniz. Ortam gerçekten enfes yinelemiş olayım:)

Aşıklar Tepesi: Bu tepe de gün doğumu için favorim. Balonlarla birlikte muhteşem bir gün doğumu manzarası sunuyor.  Göremede bulunan bu tepeye ise merkez caminin yanında  çıkılıyor. Yerlisine sorarsanız buraya Aydın Kırağı Tepesi diyor yol tarifinde söylerlerse yok biz oraya gitmiyoruz demeyin aklınızda olsun:) Gün doğumu için favorim ama elbette burdan da gün batımı çok güzel.

Uçhisar Kalesi: Bölgenin en yüksek noktası olduğu ve yine harika bir vadi manzarası sunduğu için bu nokta da alternatif oalrak hem gün doğumu hem de gün batımı için çok güzel.

Kızıl Vadi

Kapadokya’da en güzel restaurantlar

Kapadokya bu kadar meşhur ve tursitik bir bölge olmasına rağmen yeme içme konusunda nedense hala mütevazi, liste uzayıp gitmiyor. Henüz tüm restaurantları denemediğim için ayrıntılı bilgi yerine kısa kısa notlar vermek sanırım daha doğru olacak.

  • Ziggy Cafe: Deneyip onayladığım bir restaurant olduğu için Kapadokya’daki favorim burası. Akşamları set menü şeklinde hizmet veriyor. Fiyatları da görece uygun. Ürgüp’te Asmalı Konak ve Turasan Şarap Fabrikasının çok yakınında yer alıyor.
  • Lil’a Restaurant: Türkiye’nin tek Relais & Chateaux oteli unvanına sahip Museum Hotel’in  içinde yer alan alakart restoran. Fiyatı da bir hayli tuzlu.
  • Old Greek House:  Asmalı Konak çekimlerinin gerçekleştiği bu ilk ev aynı zamanda otel restaurant olarak hizmet veriyor. Mustafapaşa’da yer alan restaurantın fiyatları da makul.
  • Bizim Ev: Avanos’ta Avanosun türk damak tadına uygun lezzetlerini ve testi kebabı yiyebileceğiniz uygun fiyatlı bir mekan.
  • Seki Restaurant: Argos in Cappadocia otelinin içinde yer alıyor. Güvercinlik vadisi manzarası ile çok güzel olduğu kadar pahalı da.
  • Elai Restaurant:  Uçhisar’da yer alan restaurant Kapadokya’nın ilk gurma restaurantı özelliği taşıyor.
  • Turasan: Mağazalarında tadım yaparak en beğendiğiniz şarabı satın alabilirsiniz. Kapadokya’da şarap satın almak için en meşhur ve en iyi adres bence burası.

    Ziggy Cafe’de Akşam Yemeği

Kapadokya’dan paylaştığım fotoğraflara İnstagram’da #renklirotalarkapadokya hashtagi ile ulaşabilirsiniz.

Gelecek yazılarımdan ve videolarımdan haberdar olmak ve daha fazla fotoğraf için beni buralarda da takip etmeyi unutmayın! 😉

Instagram: @renklirotalar

YouTube: Renkli Rotalar 

Facebook: Renkli Rotalar

Pinterest: Renkli Rotalar

1 Comment

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir