Blog posts

Lavanta Kokulu Mor Rota: Provence Gezi Rehberi

Lavanta Kokulu Mor Rota: Provence Gezi Rehberi

Avrupa, Dünya'dan, Fransa

Lavanta kokulu mor rota Provence gezi rehberi yazmaya başlamadan keşke o lavanta tarlalarının muhteşem kokusunu size gönderebilirsem işte o zaman gerçek Provence ruhunu hissederdiniz.  Hissetiğiniz an;  hemen uçak bileti alıp sonra bavulunuzu toplayıp  Akdeniz’in sımsıcak huzuruna, tarihine, romantizmine ve görsel şölenine kendinizi bırakacağınıza eminim. Ben hala gözlerimi kapattığımda uçuşan kelebekler ile  dans eden lavanta dallarını görüyorum. Tatlı tatlı esen her rüzgarda dağılan o muhteşem kokusunu içime çekiyorum. Şimdi de sizi o anlara davet ediyorum.

Post-empresyonizmin öncüleri  dünyaca ünlü ressamlar Van Gogh ve Cezanne bile buranın doğasına hayran olup  bu bölgeyi resmeden ölümsüz eserler bırakmışlar. Ben Provence’a aşık olmuşum çok  mu ? O zaman Van Gogh ve Cezanne izinden Mor rota Provence gezisine var mısınız ?

Provence denince aklına anlatılacak çok güzel şey gelir ama bir tanesi zihninde de kalbinde de sonsuza kadar kalır. O da uçsuz bucaksız lavanta tarlaları…


Provence; Fransa’nın güney doğusunda Akdeniz’e kıyısı olan meşhur Fransız Rivierasını da içine alan, Avrupa Fransası’ndaki 13 bölgeden biri. Tam adı  Provence-Alpes-Côte d’Azur. Yani Fransa’nın kıyı şeridi diye bildiğimiz Côte d’Azur, Provence bölgesinin içerisinde yer alıyor. Côte d’Azur turları genelde deniz kum güneş temalı düzenlenirken, Provence turları ise bölgenin iç kesimlerine doğru huzur temalı düzenleniyor. Van Gogh ve Cezanne’nın ayak izleri, üzüm bağları, lavanta tarlaları, pastel renkli evler, sıcacık Akdenizliler, tarih kokan şehirler, dünya tatlısı köyler ve muhteşem doğa Provence gezisinin olmazsa olmazları.

Provence Gezilecek Bölgeler
Provence Gezilecek Bölgeler

Provence’a Nasıl Gidilir?

Provence turu için en uygun başlangıç noktası Aix-en-Provence şehri. Bu şehirde konaklayıp tüm çevre köy ve şehirleri gezebilirsiniz. En kolay THY ya da Pegasus’un aktarmasız uçuşu ile Marsilya’ya gidebilir, havalimanından araç kiralayıp ortalama 30 dakikada Aix-en-Provence şehrine ulaşabilirsiniz. Gerçek Provence deneyimi yaşamak istiyorsanız mutlaka araba kiralamanız gerekiyor. Hatta bu Provence deneyiminde stresi minimuma indirmek için navigasyon şart. Sonra bana dua edersiniz 🙂

Bir alternatif de Côte d’Azur turu ile birleştirip Nice üzerinden gelebilirsiniz. Nice şehrine ucuş daha fazla olduğu için önceden alırsanız daha ucuza bulma imkanınız da daha yüksek. Yine Nice Havalimanı’ndan araç kiralayıp önce Fransız Rivierası’nı turlayıp sonra da Provence ruhunu yaşayabilirsiniz.

O kadar yol gittikten sonra araba ile tekrar dönmeyeyim derseniz Nice’den kiraladığınız arabayı Marsilya havalimanı’nda ya da tam tersi Marsilya’dan kiraladığınız arabayı Nice Havalimanı’nda teslim edebilirsiniz. Gidiş dönüş uçağınız aynı lokasyona olmadığı için hem de arabayı aldığınız bıraktığınız şehirler farklı olduğu için daha pahalıya geleceği kesin ama bu şekilde hem daha çok yer görmüş oluyorsunuz hem de daha az yorucu olacaktır.

Provence Gezisi Ne Zaman Yapılmalı?

Provence gezisi için mevsim koşulları ve turist yoğunluğu da düşünüldüğünde sıcaktan erimeden ferah ferah gezmek için en uygun zaman İlkbahar  ya da Van Gogh ve Cezanne izinde onların resimlerini hissettiren sararmış yaprakların etrafında gezmek ve bağ bozumuna katılmak için sonbahar da güzel zaman ama lavanta tarlalarını da hazır gitmişken göreyim derseniz ki bence kesinlikle herkesin ölmeden önce yapılacaklar listesinde olması gereken bir yer olduğu için tatilinizi mutlaka ama mutlaka lavanta mevsimine denk getirmelisiniz. Lavanta mevsiminde denizin de tadını çıkarabiliyorsunuz daha ne olsun 🙂  

Sault Lavanta tarlaları
Sault Lavanta tarlaları

Lavanta Mevsimi

Provence’da lavanta mevsimi Haziran sonunda başlıyor, Ağustos ortalarında bitiyor ama hiçbir zaman hiçbir bölgenin garantisi yok. Normalde Valensole bölgesinde en erken lavantalar açar. Haziran sonu gibi tarlalar tam mor rengini alır , Temmuz ortasında ise kesilmeye başlanır. Sault Bölgesinde ise rakımdan dolayı tam tersi. Temmuz ortasına doğru lavanta tarlaları en renkli en canlı mor olur, Ağustos başından itibaren ise hasat sezonu başlar. Özellikle küresel ısınma ile mevsimler ve havaların sıcaklığı yıl yıl büyük değişkenlik gösterdiği için günlerde çok fazla sarkma olabiliyor. En garanti dönem ise lavanta festivalinin de gerçekleştiği Temmuz ayının ilk haftaları. Temmuz’un ilk haftasına tatilini denk getirdiğinizde tüm bölgelerde aynı anda uçsuz bucaksız lavanta tarlalarını görmeniz garanti diyebilirim.

Lavanta toplarken

Örneğin, benim Provence tatilim çok son anda sevgilimin iş için Fransaya gitmek zorunda kalması ile çıkıverdi. İş gezisinin son günü benim doğum günüme (24 Temmuz) denk gelince hem de beraber ilk doğum günümüz olacağından Okan’ın dönmesi yerine ben Okan’ın yanına gideyim dedim. Hazır Temmuz da gitmişken senelerdir hayalini kurduğum lavanta tarlalarını da göreyim deyince bizim kaçamak, Paris’te doğum günü kutlaması ile başlayan Provence’ta lavanta tarlaları ile devam eden Côte d’Azur ile tüm Fransa sahil şeridini gezdiğimiz 10 günlük kocaman bir tatile dönüştü.

Lavanta görsel mevsiminin son günlerinde gideceğim için inanılmaz çok araştırma yapmam gerekti. Garantiye almak için Provence bölgesindeki turizm ofislerini bile aradım 🙂 http://www.provenceguide.com web sitesi inanılmaz işime yaradı. Sonunda sonu Sault ile biten bir Provence rotası hazırladım.

Sault Lavanta Tarlaları

 24 Temmuz da Paris’te doğum günümü kutladık. 25 Temmuz da ise hızlı tren ile Aix en Provence’a geçtik. Arabayı da bu şehirde trenden iner inmez kiraladık. Böylece benim lavanta keşif rotam 26 Temmuz’a kalmış oldu. Bu kadar geç olunca ne kadar stres oldum inanamazsınız. Yola çıktık, rota boyunca köy köy gezmeye başladık ama öyle kolay buluşamadım o mor rota ile. Adım adım her köyde soruyorum. ”Ahh madame daha 2-3 gün önce buralar komple mosmor lavanta tarlalarıydı, kesildiler. çok üzgünüm.” dediler. Köylerin ara yollarına giriyoruz, cidden sürekli hasat yapılmış kocaman lavanta tarlaları ile karşılaşıyoruz. Heyecandan dudaklarımı kemiriyorum bir yandan da Okan’ı gizliden gizliye dua ederken yakalıyorum. Bir de gece Aix en Provence’a döneceğimiz için hangi köyde yeterli lavanta tarlası bulursak daha yukarı çıkmayıp şehre döneceğiz diye de söz vermiştim  ama mor tarlalar çıkmıyordu bir türlü. Okan da neymiş ya bu lavanta tarlaları çıksa da bu gerginlikten kurtulsam diyordu. Sault yakınlarında köy yolunun yanı başında o ilk lavanta tarlasını gördüğüm anı sanırım hiçbir zaman unutamam. Okan’ı ani freni ile birlikte çığlık çığlığa bağırıp kahkahalarla dans etmiştim. Hele o koku anlatılmaz yaşanır. Hiçbir fikri olmayan sevgilim bile o kokudan sonra lavanta aşığı oldu diyebilirim 🙂

Yani neymiş Lavanta mevsimi cidden kritikmiş 🙂 Öyle her an her istediğin yer de istediğin anda karşına çıkmıyormuş. Provence tatilini Temmuz’un ilk haftasına denk getirmek çok çok önemliymiş.

     Lavanta tarlalarını görebileceğiniz bölgeler (http://www.beyond.fr/map/lav_map.html)
Lavanta tarlalarını görebileceğiniz bölgeler (http://www.beyond.fr/map/lav_map.html)

  Lavanta Tarlalarının İzinde….

Paylaştığım haritadan da görüldüğü gibi Fransa da lavanta tarlalarını görebileceğiniz çok fazla nokta var ama Provence lavanta tarlaları denince 2 ana bölge karşımıza çıkıyor: Verdon milli parkında yer alan Valensole ve Luberon Milli parkı bitiminde yer alan Sault.

Valensole: Burası işte tüm billboard, dergiler ve de seyahat sitelerinde gördüğünüz o ucsuz bucaksız lavanta tarlası fotoğraflarının çekildiği alan. Yani en geniş ve en iyi tarlalar burada. Hani sonsuz lavanta tarlasının ortasında tek bir tane kalp şeklinde ağaç olan tarla var ya o da işte bu bölgede:) Öle para verip girmiyorsunuz hiç bir tarlaya  küçük küçük köylerin etrafında geziyorsunuz süpriz yapıp tarlalar kendileri ansızın karşınıza çıkıyor. Monasque kasabası ve Verdon Kanyonu arasında kalan Valensole kasabasının çevresi muhteşem lavanta tarlaları ile dolu. Ne kadar çok ara yola girerseniz o kadar çok el değmemiş turist akınına uğramamış tarla ile buluşuyorsunuz benden demesi.

Monasque kasabasında ayrıca Provence’tan çıkmış dünyaca ünlü marka L’occitane’ın da fabrikası ve yanında müzesi var. 1976 yılından beri üretim yapılan fabrikayı da müzeyi de her gün gezebiliyorsunuz . Bir de ürün almak isterseniz bana düşük geldi ama %15 indirim yapıyorlarmış. Memleketine kadar gelmişiz bir %50 indirim beklerdik değil mi kızlar:)

Valensole’ye kadar gelmişken  Verdon ulusal parkında yer alan Verdon Kanyonu’nu yani Gordes du Verdon’u görmeden dönmek olmaz diyeceğim ama İlkbahar da çoşan nehir lavanta mevsiminde yani Temmuz Ağustos aylarında çok büyük oranda çekiliyor. Eğer mevsiminde tekrar gelme sansınız yok ise sırf o turkuaz renkli suyu görmek için bile Fransızların rafting ve kano yaptıkları doğa harikası kanyon görülmeli.

Lourmarin Köyü Girişi
Lourmarin Köyü Girişi

Sault:  Valensole, daha geniş lavanta tarlalarına sahip olmasına rağmen, Provence denince ilk söylenen , lavanta konusunda marka olan 15.000 nüfuslu küçücük köy saulttur. Tarihin ilk çağlarından beri yerleşim olan bu köy tüm tarihi dokusunu koruyup bir de lavanta konusunda marka olmayı başarmış gerçekten vizyon bu olsa gerek. Her şey ama her şey olduğu gibi korunmuş. Küçücük bir çarşısı var. Tüm dükkanlar asırlardık kimliklerini korumuş ve el yapımı doğal lavanta ürünleri ile dolu. Lavanta balı, limonatası, çeşit çeşit kurabiyeleri ve dondurması mutlaka denenmeli. Lavanta balı konusunda tek adres 1887’den beri açık olan Andre Boyer Pastanesi mutlaka tadına bakılmalı. Hele 1 topu 2,5 Euro olan lavanta dondurmasına bayılacağınıza eminim:) Paraya kıyın doya doya benim yerime de yiyin lütfen:)  Alplerin eteğinde  yüksek bir tepeye kurulmuş Sault köyünün etrafındaki tüm düz alanlar lavanta tarlası. Hatta düzlüklerdeki tarlaları  tepede yer alan köy meydanından da banklara oturup izleyebiliyorsunuz.

Darısı umutlu dolu bir çaba gördüğüm Isparta’da yer alan Kuyucak köyümüz’ün başına diyorum. Neden olmasın? İnanırsak bizim de tüm dokusu doğallığı korunmuş,  her yıl binlerce turisti kendisine çeken,  ekoturizm yapan köyümüz olur değil mi? Son 2 senedir yerli turist fazlasıyla ilgi gösteriyor, umarım yakında yabancı turistlerin de ilgisini çeker.

Roussilion Sokakları
Roussilion Sokakları

Gezilecek Yerler

Tabii Sault’a gelene kadar çok güzel köylerden kasabalardan geçiliyor. Tabii buralara köy demek hareket olur aslında. O kadar bakımlı o kadar doğal ama o kadar da lüks yaşam var ki inanılmaz.Neden lüks diyorum çünkü sağa dönsen lamborghini sola dönsen ferrari görüyorsun hem de ole tek tük de değil. .Köy dersin ama toprak yol göremezsin, yolları inanılmaz düzgün.

Aix en Provence’dan atladın arabana sırasıyla Lourmarin, Bonnieux, Lacoste, Roussilion,  Gordes ve Monieux kasabalarından geçiyorsun. Bazısında yine lavanta tarlaları karşılıyor sizi, bazılarında ise tarihi doku, bakımlı fransız tipi evler, romantik dükkanlar ve birbirinden güzel fransız restaurantları. Perforje masalar dışarıya atılmış. Rengarenk çiceklerin arasından güneş usul usul yüzüne vuruyor. Bir elinde kahven diğer elinde fırından yeni çıkmış kruvasan ohhh misss hayat bana güzel bee dedirtiyor. Russel Crowne’nın tam da bu köylerde geçen ‘’a good year’’ filminin baş kahramanısın. Provence gezisi öncesinde bu filmi de mutlaka izlemenizi tavsiye ederim.

Gordes köyü aynı zamanda, Provence’in en ünlü manastırlarından Abbaya Notre Dame de Senanque’ye ev sahipliği yapıyor. Önünde muhteşem bir lavanta tarlası bulunan manastır 12. Yüzyıldan kalma. Manastırın bahçesinde, özellikle Temmuz sonu ve Ağustos başı lavantaların açması ile muhteşem bir manzara yakalayabilirsiniz.

Abbaye Note-Dame de Senanque Manastırı
Abbaye Note-Dame de Senanque Manastırı

Luberon Milli parkında yer alan bu köylerden biri var ki o hepsinden farklı. Roussilion’in farkı ise köyün çevresinde Ochre adı verilen ve terekota kırmızısına yakın renkte bir toprak bulunması. Tabii bu toprak tüm köyün görüntüsünü değiştirmiş. Zaten fransız köylerinin taş dış cepheleri çok güzel bir de bu köyde bu harika renge bürününce tam bir görsel şölen ortaya çıkmış.

Roussilion Köyünde Lavanta Dondurması
Roussilion Köyünde Lavanta Dondurması

 Aix En Provence: Hep provence rotası bu şehirden başlıyor dedim, bu sehirden de bahsetmeden olmaz. Aix En Provence,  Güney Fransa’nın en şık şehirlerinden bir tanesi. Şehir de yönünüzü nereye çevirseniz her biri sanat eseri kıvamında bir çeşme çıkıyor. M.Ö. 122 yılında Romalılar tarafından kurulan kent sahip olduğu termal su kaynakları ile de kısa sürede çok gelişmiş. Hem termal su kaynaklarını halkın kullanımına açmak hem de bu gelişimi en ihtişamlı göstermek için şehre 200’den fazla çeşme yapılmış.  Bu çeşmelerin en büyüğü şehrin ana meydanına da ismini veren La rotonde. Kentin gezmeye bu meydan ve devamında yer alan çınar ağaçları ile süslü Mirabeau bulvarından başlayabilirsiniz.  Bu cadde 17. yüzyılda at arabalarının rahatlıkla geçebilmesi için yapılmış, o yüzden günümüzde de hala bu kadar geniş ve ferah. Caddenin boyunca sayısız kafe, restaurant ve hediyelik eşya dükkanı bulunuyor. Bu cadde’den  daracık ara sokaklara daldığınızda ise her küçük meydan  hem çeşmeleri hem de birbirinden şık butik ve restaurantları ile bambaşka dünya sunuyor.

Aix En provence şehrine ruh katan kişi ise hiç kuşkusuz Cezanne. Ünlü resam bu şehirde doğup büyümüş ve vefat etmiş. Ünlü ressamın şehre etkisi çok büyük. Ressamın gittiği restaurant, ailesinin evi, resimlerini yaptığını ev her şey koruma altında. Özellikle resimlerini yaptığı ev mğze olarak da hizmet veriyor.

Ne Alınır?

Provence tam bir hediyelik eşya cenneti olabilir.  Lavanta tarlalarının muhteşem kokusunu yanınızda götürmeniz için seçenek inanılmaz fazla. Lavantadan neler mi yapmışlar? Şampuan, sabun, kolonya,esans, likör, çay, bal, oyuncak, lavanta tohumu, kuru demet lavanta, taze lavanta, lavantalı kremler, keseler, lavanta desenli yağlıboya tablolar, magnetler, kurabiyeler, pastalar,dondurma, limonata, şarap derken liste uzayıp gidiyor.

Provence tam bir şarap cenneti için için keyiflenin valla, hediye olarak da hem ucuz hem de çok havalı:) Marsilya’nın en meşhur ürünü 600 yıllık bitkisel sabunları (Savon de Marseille) da envai çeşit kokuları ile çok güzel.

Provence Hediyelik Eşya Dükkanları
Provence Hediyelik Eşya Dükkanları

Fransa’dan paylaştığım fotoğraflara İnstagram’da #renklirotalarFransa hashtagi ile ulaşabilirsiniz.

Gelecek yazılarımdan ve videolarımdan haberdar olmak ve daha fazla fotoğraf için beni buralarda da takip etmeyi unutmayın! 😉

Instagram: @renklirotalar

YouTube: Renkli Rotalar 

Facebook: Renkli Rotalar

Pinterest: Renkli Rotalar

 

 

2 Comments

  1. rana
    11 Mart 2019 at 9:08 am
    Reply

    ne güzel yazmışsınız hem hayran olarak hem de ağlayarak okudum.
    Bir süredir yalnız geziyorum minicik bütçemle mucizeler yaratıyordum. Benim en büyük hayalimdi lavanta tarlalarına sürmek ama ehliyet sınavından dört kere üstüste kalınca bu hayalimde uçup gitti. sanırım başka seçenekte yokmuş.. kimin bloğunu okusam herkes araba kiralamış.En azından sizin adınıza çok sevindim ucundan da olsa yakalayabilmişsiniz. ne güzel. 🙂 sevgiyle kalın

    • Renkli Rotalar
      14 Mart 2019 at 8:42 am

      Yaa ne tatlısınız, lavanta aşkımız ortakmış. Eminim benim gibi sizin de bu hayaliniz yakında gerçek olacak. Rengarenk hayallerimize tutunmaya devam…

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir